İnsanlığın yeni sürümü...

Henüz insanlık 1.0 diye tarif edebileceğimiz günümüz insanları sınırlı yeteneklere sahiptirler, dünyayı kısıtlı bir şekilde hissediyor, yalnızca 3 boyutta anlıyor ve konuşma adı verilen eylemle seri bir şekilde iletişim kuruyorlar yani  insanlık zafiyet içerisinde eksiklikleriyle fazlalıklarıyla doğal kaderini yaşıyor, hastalanıyor ve ölüyor. Ancak bu iyileştirilebilir mi? İnsanları yükseltmek için teknoloji kullanabilir miyiz?

Geçmiş yüzyıllarda devrim niteliğindeki buluşlar insanlığa çağ atlattı. Yıllar önce hayal gibi düşünülen şeyler şuanda mümkün. Kurzweil'e göre insan, sınırlarının ötesine geçme arayışlarını sürdüren ve bunu başaran bir türdür. Ufkumuzu genişletme becerimiz lineer değil, üstel bir gelişme izlediği için, önümüzde sürekli olarak ivmesini artıran bir değişim süreci uzanıyor. Bilgi teknolojilerindeki üstel değişme hızı insan yaşamını geri döndürülemeyecek teknolojik değişmelere adım attırıyor.  Bunun sonucunda kendi yarattığımız teknoloji ile biz sıkı sıkıya bağlanıp kaynaşmak zorunda kalıyoruz. Bu da insan-makine bütünlüğünü ortaya çıkarıyor. Bizim türevimiz teknolojimiz vasıtasıyla yaşam döngüsünün "doğal" düzenini zaten genişletmiştir. ilaçlar, takviyeler, hemen hemen tüm vücut sistemleri için yedek parçalar ve daha birçok müdahale. Kalplerimiz, dizlerimiz, omuzlarımız, dirseklerimiz, bileklerimiz, çenelerimiz, dişlerimiz, cildimiz, damarlarımız, kalp kapakçıklarımız, kollarımız, bacaklarımız, ayaklarımız, parmaklarımız ve parmaklarınızın yerine geçecek cihazlar zaten var. Daha karmaşık organları  (örneğin kalplerimiz) değiştirmek için bilim insanları çalışmaya başlıyor. İnsan vücudunda işleyişi  ve  sırrı çözülemeyen organların mesela beynin çalışma prensiplerini tam olarak öğrendiğimiz zaman üstün sistemler tasarlanabilecek duruma geleceğiz.  İnsan kabiliyetlerini geliştirme ihtimali var.

İnsan-makine ilişkisi bir yana, duyu, duygu, anlam, bilgi, ahlak, iletişim gibi bugün bile tam olarak anlamlandıramadığımız kavramlar da tamamen farklı bir boyut alacaklar. Makine zekasının giderek artan yeteneklerini kullanarak, ekstra duyusal girdileri etkinleştirmek ve yalnızca düşünce kullanarak daha zengin bir şekilde iletişim kurmak. Kevin Warwick, merkezi sinir sistemine bağlı teknolojik implantlarla yaptığı testlerle bu yolda ilk adımlarını atmıştı.

Genetik nanoteknoloji ve robotik devriminin eşiğinde insanlık 2.0 çağı en büyük devrimini robot alanında yapıyor. 

Yeni durumlara uyum sağlamanın giderek zorlaşacağı bir gelecek bizi bekliyor. Tam da şu anda, az öncekinden daha esnek, çok boyutlu düşünemiyorsak, çok geride kalmış olabiliriz. Aslında belki de, insanlık olarak, daima ertelediğimiz bazı manevi yetenekler, (vicdan, empati, kendini değiştirme gücü ..) çok daha zor dersler olarak karşımıza çıkacaklar. Sonunda kendimizi mi yok edeceğiz, yoksa tamamen farklı bir yaşam formu mu olacağız, bu bize bağlı. 

Bilimle kalın :)

Bilgisayar oyunları içinde kendi türünü yaratan Deus Ex' in derin hikayesinin önemli bir kısmı, normal ve augmented (arttırılmış) insanlar arasındaki kavgaya değinir.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Disqus Yorumları