Gelin birlikte bakalım..

Sanılanın aksine, en eski asteroidler kayadan değil, çamurdan oluşuyor olabilir. 14 Temmuz’da Science Advances’ta yayımlanan simülasyona göre, önceleri, Güneş Sistemi’ndeki radyoaktif sıcaklık, asteroidin üzerinde bulunan toz ve buz parçalarını, kayaya dönüşmesine izin vermeden eritmiş olabilir. Bu keşif, dünya üzerinde farklı noktalarda bulunan meteorların bileşenlerini ve asteroidler ile kuyrukluyıldızlar arasındaki farkı anlamamıza yardımcı olabilir. Şimdiye kadar, Güneş Sistemi’ndeki ilk katı maddeler ile ilgili edinilen bilgilerin çoğu, karbonlu kondrit denilen, yapılarında karbon içeren meteor parçalarından edinilebilmişti. Aslında kimyaları, Güneş’inkilere çok benzer, eğer Güneş’ten hidrojen ve helyum elementlerini alırsanız, geriye kalanlar, kondritlerin bulundurduğu orana yakın oranlarda bileşenler içeren maddeler olur. Bu benzerliğe göre, ilk asteroidler, direkt olarak yuvarlak gaz ve toz levhalarından oluştu ve gezegenlerin oluşumuna ön ayak oldu. Ayrıca, asteroidlerdeki kayaların oluşumu sırasında, yapıda su da bulunuyordu ve yapının sıcaklığı yaklaşık 150 santigrat derece civarındaydı. Burada bir problem göze çarpıyor, eğer sanıldığı gibi, asteroidlerin sıcaklığı, kabuklarının altında parçalanmakta olan radyoaktif maddelerden geliyor olsaydı, sıcaklık 150 derecenin üstünde olmalıydı. Bilim insanları, ilk etapta, asteroidlerin gözenekli yapısından dolayı, suyun, “ilkel” bir dolaşım sistemi sayesinde asteroidin çevresinde dolaşıp onu soğuttuğunu düşündüler, ama bu defa da, asteroidin, Güneş’e benzer yapısının, Güneş’le benzerlik göstermesi olanaksızdı, çünkü dolaşan suyun, asteroidin yapısında daha farklı değişiklikler yapması gerekmekteydi. Avustralya, Perth’te bulunan Curtin Teknoloji Üniversitesi’nden Gökbilimci Philip Bland, bu durumu bir paradoks olarak nitelendirmişti. Sonraları, asteroidlerdeki kayasal yapının nasıl oluşmuş olabileceğine dair modellemesi üzerinde çalışırken Bland, bu sert ve katı yapıların aslında kayalar olmayabileceğini düşündü. Bland’e göre, yapının kabuğunun altında parçalanan radyoaktif maddelerin ortaya çıkardığı sıcaklık, yüzeydeki buzu eritmiş ve asteroidi devasa bir çamur topuna çevirmiş olabilir. Bu çamur, asteroiddeki Güneş’e benzer elementleri kaplamış ve yok olmalarına engel olmuş olabilir. Ayrıca, bu şekilde, asteroidler çeşitli büyüklüklerde olmasına rağmen, soğukluklarını korumuş olabilir. Bland ve Gökbilim Bilim Enstitüsü’nden Bryan Travis, yüzeydeki çamurun nasıl değiştiğini gösteren modellemeler sayesinde, Dünya’nın kabuğunun altında bulunan eriyiklerin hareket etmesini sağlayan ısı akımlarına benzer akımların, asteroidin içindeki sıcaklığın uzay boşluğuna transferini kolaylaştırarak soğukluğunu korumaya yardımcı olduğunu ve milyonlarca yıllık yavaş soğuma sonrasında asteroiddeki yapının sertleşip günümüzdeki asteroidleri oluşturmuş olabileceğini gösterdiler. Böylece bahsi geçen paradoks da çözülmüş oluyor. Bland ayrıca, böylece, asteroidler ve genellikle, bünyesinde asteroidlerden daha fazla buz bulunduran, güneşlerden uzak noktalarda bulunan ve güneş sisteminde daha sonralardan ortaya çıkmış olabilecek kuyrukluyıldızlar arasındaki farkın da açıklanabileceğini iddia etti. Ayrıca modelin, bazı asteroidlerin sürekli çamurluyken, diğerlerinin zaman içinde çekirdekler oluşturmasının sebebini açıklayabileceği, böylece de Ceres gibi cüce gezegenlerin oluşumuna dair açıklamaların bulunabileceği düşünülüyor.

KAYNAK: http://advances.sciencemag.org

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Disqus Yorumları