Manzori Dağları’nın eteğinde bir İtalyan köyü ve bu köyün Türk adet ve geleneklerine taparcasına sahip çıkan İtalyan halkı…

Hakkında yaptığımız araştırmalar sonrası, okuduğumuz her satırda biraz daha gururlandık. Çünkü birazdan bahsedeceğimiz köyde İtalyanlar yaşıyor,  İtalyanca konuşuyorlar fakat Türk geleneklerine bağlı festivaller yapıp, sokaklarına Türk Bayrakları asıyorlar. Yaklaşık 325 yıldır yaşadıkları topraklara La Turchia yani Türk Köyü diyorlar.

1683’te Viyana Kuşatması sırasında bir Osmanlı askeri yaralanır ve İtalya’da küçük bir kasabaya sığınır. Ölümle burun buruna kalan bu Yeniçeri askeri İtalya’nın yardımsever halkı tarafından tedavi edilir. Halk, bu Türk askerini öyle sevmiştir ki köyde aşık olduğu bir kızla evlenmesine izin verilir. Ve daha sonrasında da sığınmak için geldiği bu köyde yaşamaya devam eder.

kpk0000000000

Bu sırada da köy, yönetimin halktan istediği vergi ve baskılara maruz kalmaktadır. Halkın, adını ‘II Turco’ olarak bellediği Türk askeri de bu haksızlığa karşı çıkarak köy halkına liderlik eder ve yönetime karşı isyan eder. Bu isyan neticesinde baskılardan kurtulan Moena köyü, bağrına bastığı Osmanlı Askerini artık lider olarak görmeye ve ona saygı duymaya başlar.

II Turco kendini ve Türk adetlerini o kadar sevdirir ki, kendisi öldükten sonra bile köyün yerlileri bu Türk geleneklerini sürdürmeye devam etmektedirler.

IMG_0270

Kahraman olarak gördükleri askerin anısına her yıl ağustos ayının ilk haftası düzenlenen Moena Türk Festivali’nde, Belediye Başkanı dâhil herkes Türk gibi giyiniyor, en yaşlıları Sultan oluyor ve II Turco’yu temsil ediyor. Yeniçeri askerinin büstünün de bulunduğu meydanda festival iki gün sürüyor.

323 yıldır etkisinde kaldıkları bu Türk’ün izlerini evlerinde bile görmenin mümkün olduğunu söyleyen Moena Belediye Başkanı Riccardo Franceschetti, “Il Turco’ya dayanan geçmişimize ilişkin kesin bir şey söyleyemeyiz, çünkü bu konuda yapılmış bilimsel bir çalışma yok. Dedelerimizin babalarımıza anlattığı Il Turco efsanesini bizler de çocuklarımıza inançla aktarıyoruz. Bu festival bizim için çok önemlidir, Türkler gelip buradaki küçük Türkiye’yi görmeli. Kabul etmeliyiz ki aramızda çok güçlü bir bağ var. Bu festivalle bu bağı güçlendirmek istiyoruz. Böylece birbirimizi daha çok ziyaret edebiliriz, bu festival aramızda yeni bağlar kurabilir. Bu tür birlikteliklerle kültürel etkileşime gidebilir, tecrübe değişimi yapabiliriz. Bu platform üzerinde adet ve örflerimizde senteze ulaşabiliriz,” diyor.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Disqus Yorumları