Kalp atışlarının farkında olan insanların çevrelerindeki insanların duygularını ve düşüncelerini algılama konusunda çok daha başarılı olduğunu düşünüyor bilim insanları. Dahası, bu özellikleri daha fazla geliştirmenin otizm ve şizofreni hastalarına yardımcı olabileceğini de söylüyorlar.

Kalbinin göğüs kemiğine karşı yumuşak bir şekilde attığını hissediyor musun? Belki açlık, susuzluk veya acı hissediyorsun? Eğer öyleyse, iç halini algılayabiliyorsun demektir. Buna bir süreç olan "interoception" yani vücudun içinden çıkan uyarılara duyarlılık deniyor. Duyguları üretmek için önce vücudumuzun iç durumunu yorumlamamız gerektiğini düşünüyor bilim insanları. Örneğin kuduz bir köpek gördüğümüzde korku hissederiz. Kalp atışlarımızın hızlandığını ve avuç içlerimizin terlediğini fark ederiz.  Fakat vücudunun içinden çıkan uyarılara duyarlılığı az olan insanlar bu hisleri tanımlamakta zorluk çekerler.

Araştırmacılar ayrıca interoception'ın (vücudun içinden çıkan uyarılara duyarlılığın) başkalarının ne düşündüğünü anlamlandırmakta ve başka bir kişinin düşüncelerini direkt tahmin etmede önemli olduğunu iddia ettiler. Kendi duygularımızı ayırmada güçlük çekersek eğer, başkalarının duygularını ve bunlara karşılık gelen zihinsel durumları yorumlamada da güçlük çekeriz. Aslında mantığa yatıyor, değil mi?

EMPATİ TESTİ

Araştırmak için Oxford Üniversitesi'ndeki Geoff Bird ve ekibi  72 gönüllüden kalp atışlarını saymalarını, ancak atışlarını ölçmek için parmaklarını kullanmamalarını istedi. Yani bu şekilde interoceptionlarını ölçebilecekti.

Katılımcılar kalp atışlarını saydıktan sonra çeşitli sosyal etkileşimlerin videolarını izlediler. Her klibi takiben, videolardaki karakterlerin zihinsel durumlarını anlama yeteneklerini test eden çoktan seçmeli soruları cevaplandırdılar.

Örneğin, bir sahnede Tom adlı bir adam Gemma isimli bir kadınla flört etmeye çalışıyordu ve Gemma açıkça daha utangaç olan Barry ile ilgileniyordu.

Bazı sorular ise katılımcıların belirli bir karakterin duygularını anlamalandırmalarını gerektiriyordu. Örneğin bir soru "Gemma rahatsız mı hissediyor?"  şeklindeydi. Kendi kalp atışlarını saymada daha iyi olan katılımcılar bu tür sorular üzerinde daha iyi performans gösterdi.  Bird "Kalp atışlarını saymada daha iyi olanlar kesinlikle daha empatik davranıyorlardı" dedi.

Bird, interoceptif zorlukların otizm ve şizofreni  hastası  bazı insanlar tarafından yaşanan bir dizi semptomda rol oynuyor olabileceğini de söylüyor ayrıca. Örneğin, otizmi olan bazı insanlar yüksek sesleri ve parlak ışıkları rahatsız edici bulurlar . Bu şeylerin interoception ile bağlantılı olduğunu, kalbin daha hızlı attığını ve uyarılma seviyesinin yükseldiğini belirtiyor Bird.

“Vücudun içinden çıkan uyarılara duyarlılığın egzersizlerle geliştirilmesi durumunda empatinin de geliştiğini kesin gösteren bir çalışma yapmadık ama bu kesinlikle yapmak istediğimiz bir deney olur.” diyen Bird bunu yapmanın yollarıyla ilgili de birkaç örnek verdi. Mesela, insanların kendi kalp sesleriyle eş zamanlı atan ve sesi zamanla kısılıp biten bir ton dinlemelerinin, vücutlarının içinden çıkan uyarılara duyarlılıklarını arttıracağını düşünüyorlar. Aynı şekilde aynaya bakmak da bu duyarlılığı geliştirebiliyor, diyor bilim insanları.

Peki sizce böyle bir şey mümkün olabilir mi? Zamanla duyarlılığı geliştirip empati yapma seviyemizi arttırmanın, başkalarının düşüncelerini daha net anlamanın sonuçları neler olabilir? Yorumlarınızı bekliyoruz!

Çeviren: Şura KAZOĞLU

https://www.newscientist.com/article/2129367-listening-to-your-heartbeat-helps-you-read-other-peoples-minds/

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Disqus Yorumları