Nazik ve yırtıcı Count Dracula,şeytani görünüşüyle Nosferatu ve çekici Edward Cullen...Vampirler birçok farklı şekil alıyor ancak kana susamışlıkları ve güneş ışığından kaçınmaları onların en belirgin özelliklerinden.

"Vampyre" kelimesi ilk olarak 18. yüzyıllarda İngiltere'de ortaya çıktı ancak kelimenin orijinali çok daha eskiye dayanıyor.Özellikle Antik Yunan mitlerinde bahsedilen vampirler dünyanın birçok yerinde hikayelere konu oluyor.

Birçoğumuz vampirlerin olmadığını kabul ediyor.Yine de ortada anlatılan hikayelerle bağdaşan bir gerçeklik var.Bu gerçeklik genellikle çocukluk döneminde gerçekleşen ve eritropoetik protoporfiri kısaca EPP olarak adlandırılan bir kan bozukluğu hastalığı.Hastalar gün ışığına karşı çok hassas oluyor ve güneşe maruz kalan bölgede kabarma ve yanma meydana geliyor.

"EPP hastaları kronik olarak kansız,bu da onları aşırı yorgun ve soluk tenli yapıyor.Aynı zamanda gün ışığına karşı fazla hassas oluyorlar.Bulutlu bir günde bile vücutlarında kolayca yanma ve kabarma olabiliyor." diyor Barry Paw.

Yaşadığımız modern günlerde bu hastalığa sahip olanlara gün ışığında kapalı yerde kalmaları öneriliyor ve kendi kanlarındaki semptom oranını düşürmek için kan nakli tedavisi uygulanıyor.Ancak modern yöntemlerin olmadığı ortaçağ ve antik döneme gittiğimizde bu hastalığa sahip insanların sadece geceleri dışarı çıktığı ve kanlarındaki semptomu azaltıp rahatlamak için hayvan kanı kullandıkları düşünülüyor.

Bu yüzden de araştırmacılar yüzyıllardır oluşan bu vampir hikayelerinin arkasında bu hastalığın olabileceğine inanıyor.

Kaynak: iflscience.com

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Disqus Yorumları