“Söz ettiğiniz bu ağaç nedir? Tüm İlahi Kuvvetler katmanlar halinde tıpkı bir ağaç gibi sıralanmaktadır, Nasıl ki bir ağaç sulandığında meyve verirse, Tanrısal kuvvetler de Tanrının suyuyla dolunca meyve verir.” (Bahir Kitabı, Provence, 12. yüzyıl)

Yaşam Ağacı nedir ?

Genel olarak ağaç, insanların birbirleriyle ve doğanın da insanlarla bağını sembolize eder. Mitolojik unsurların hepsinde olduğu gibi, ağaç sembolü de aslında bir yapı-model olarak belli formüller sunar ve o formüllerle sonsuzluğa uzanır. Adı ister “dünya ağacı”, ister “hayat ağacı” olsun; aslında olgusal anlamda bir “yaşam ağacı” dır. Yaşam ağacı, ezoterik olarak yer, yeraltı ve gök’ten oluşan üç mekânı birbirine bağlayan ve aralarında irtibatı sağlayan ekseni temsil eder.

Yaşam ağacı, yani evrenin kendisi bu noktadan büyür. Aydınlanma ağacı (Bo Ağacı) altındaki Buda ve kutsal ağaç üzerindeki İsa, çok eskilere uzanan arketip bir dünya kurtarıcısı, Dünya Ağacı motifi çevresindeki benzer figürlerdir.

Yaşam ağacı kavramın kökeni tarih-öncesi denilen devirlere kadar uzanan, başta Asya Şamanist gelenekleri olmak üzere, pek çok gelenekte rastlanan bir semboldür.[4] Tüm kültürlerde yaşamın bir ağaç üzerinden tasviri yaygındır. Türklerin gözünde yaşam ağacı, köküyle toprağa ve dünyevi yaşama sımsıkı tutunurken, dallarıyla göğe ve manevi âleme uzanır. Şamanist geleneğe göre Dünya, göksel alemle yaşam ağacı aracılığıyla ilişki kurar ve onun özsuyuyla beslenir. Tıpkı anne rahmindeki bir bebek gibi.

Yaşam ağacı simgesine rastlanan diğer geleneklerden bazıları olarak, Lapon, İzlanda, İskandinavya, Finlandiya, Avustralya gelenekleri sayılabilir.[4]İskandinav mitolojisinde, dallarıyla tüm evreni destekleyen Yggdrasil adlı ağacın köklerine sarılı olarak yaşayan, bu ağacın kökleriyle beslenen ve dolayısıyla evrenin varlığını tehdit eden Niddhoge adında bir başka yılan/ejder daha vardır.

Eski İran geleneğinde Haoma (Hom) olarak bilinen ölümsüzlük besininin edinildiği yaşam ağacı. İranlıların kutsal saydıkları bitkinin fındık yapraklı psoralea olduğu sanılıyor. Heredotos, bu bitkiye "triphyllon" (üç yapraklı) adını verir. Haoma Batı’nın Ortaçağdan itibaren Doğu’dan örnek aldığı ilk süs motiflerinden birisidir. Aynı bitkinin şekline Asur dikilitaşlarında, Sasani dokumalarında rastlanır; oradan Müslümanlara geçen bu motifler Cennet Ağacı olarak nitelenmiştir.Persler Anka Kuşu’nun yere bereket bahşedeceğine ve dünya ile göğün arasındaki birliği sağlayacağına inanırlardı. Yaşam ağacı, Gaokerena’da tünediğine ve her türlü şeytâni hastalığı tedâvi eden, düzelten kutsal bir bitkinin yöresinde yaşadığına inanılırdı.

Çin geleneklerindeki yaşam ağacı (Kiyen Mu) dokuz dallı, dokuz köklü, dokuz göğe ve dokuz kaynağa dokunan bir ağaç olup, ölülerin bulunduğu öte-âlemi de içerir. Çin geleneğinde ayrıca, meyvesi ölümsüzlük sağlayıcı şeftali olan si-wangu-mu ağacı bulunur.

Yaşam ağacı, Grek ikonografisinde Dionysos kültü ve Aphrodite-Adonis kültü ile ilişkili olup, khitonien tanrı özelliklerini belirler. İlginç olan, "Djed"in yani kutsal lotus ağacının Korinte özgü tipin de seramikler üzerinde görülmesidir.

Urartu, Hurri ve Frig eserlerinde de görülür. Frigya eserlerinde yaşam ağacı sekiz dallıdır. Kafkas geleneklerinde, tepesi göğe değen bu ağacın kökünden bir pınar fışkırır. İsmailî gelenekte yedinci göğü aşan bir ağaçtır. 

Germen mitolojisi’nde evren ve dokuz dünya,dünya ağacı Yggdrasil’in dalları ve köklerinde yer alır. Yeni oluşan bir kültür olan Çipilistan inançlarına göre ise yaşam ağacı yüce çipilin kalbinde bulunmaktadır ve oradaki sıvıları muçlara dönüştürmektedir.

https://gizliilimler.tr.gg/Ya%26%23351%3Bam-A%26%23287%3Bac%26%23305%3B.htm

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Disqus Yorumları