Bir pikselin altında kozmik bir kum tane olan, hayal edilemeyecek alan genişliğinde soluk mavi bir leke.

Dünyadan kilometrelerce uzaktan,  aydan ya da herhangi bir gezegenden, uzay boşluğundan yaşadığımız yere, evimize baksaydınız söyleyeceğiniz ilk cümle ne olurdu? Ya da söyleyebilir miydiniz? Bence söyleyemez gördüklerimiz bizi düşüncelerimizi ifade edemeyecek kadar fazla büyülerdi.

Uzaydaki ilk insan Yuri Gagarin 1961 tarihinde Vostok 1 uzay aracına binmiş ve kalkıştan birkaç saat sonra, tarihteki 108 dakikalık ilk yörüngeye oturan insanlı uzay uçuşunu gerçekleştirerek, bu uçuş sırasında basit ve bir o kadar da güzel şu cümleler ağzından dökülmüş. Dünyadan sadece 300 km ötede ama bu uzaklık bile büyülenmesine yetmişti:

"Dünya masmavi görünüyor. Ne kadar da muhteşem.İnanılmaz!"

Gagarin’in uzay aracının camından gördüğü Dünya gerçekten de muhteşemdi. O, bu kelimeleri yaşadığı dünyanın, evinin uzaydan nefes kesici görünümünden son derece etkilenerek sarfetmişti.

Gerçekten inanılmaz...

Yuri Gagarin’in gerçekleştirdiği yolculuğu yeniden yaşamamıza olanak veren filmi izlemek isterseniz :)

Daha sonra 1977'de fırlatılan ve Güneş Sistemimizden çıkan ilk uzay aracı Voyager 1.  Asli görevini tamamlayan ve Güneş Sistemini terk etmekte olan uzay aracı Carl Sagan'ın NASA'dan isteği üzerine 1990 yılında 6 milyon kilometre öteden çektiği fotoğraf. Elde edilen görüntü, Dünya'nın 0,12 pikselden küçük bir leke olduğu haliyle "Pale blue dot" olarak bilinmekte. Yani soluk mavi nokta. Evimiz. Buradayız, burada yaşıyoruz, biziz...

Gördünüz mü? :)

Gördünüz mü? :)

O zamana dek insan elinin ulaştığı en uzak noktadan yakalanmış bir an. 

(Burada bir noktaya dikkat çekmek istiyorum  ISS'in çektiği görüntüler gibi istisnalar hariç, uzayla ilgili videoların büyük çoğunluğu animasyondur. Samanyolu Galaksisi'ne ait resim ve videolar gerçek değil, çünkü insanlık henüz galaksinin dışına çıkamadı. Karadeliklerle ilgili gördüğümüz hiçbir resim ve videolar da gerçek değil, çünkü karadeliklerin henüz fotoğrafı çekilemedi. Gördüğümüz fotoğraflar ölçümler, hesaplar, tahminler, diğer galaksilerin fotoğrafları neticesi) 

Bu uzaklıktaki bakış açısından Dünya herhangi bir ilgi görmüyor olabilir, ancak bizim için farklıdır, o noktayı tekrar düşünelim.

Çok güzel değil mi?

Ama güzelliğinin yerine, bu tek tür resim, ölçülemez geniş alan ve onun içinde bulunan inkar edilemeyecek kadar küçük yerimizi gösteriyor. 

"Astronominin alçak gönüllü ve karakter geliştirme deneyimi olduğu söyleniyor. belki de minik dünyamızın bu uzaktan imgesinden çok, insan güdülerinin aldatmacasına dair daha iyi bir gösteri yoktur. buna göre, birbirimize daha nazik davranma ve şimdiye kadar tanıdığımız tek evimiz olan soluk mavi noktayı korumak ve beslemek sorumluluğunun altını çiziyor."

“O nokta burası. Yuvamız. O, biziz.

Üzerinde, sevdiğiniz herkes, tanıdığınız herkes, adını duyduğunuz herkes, gelmiş geçmiş bütün insanlar, kendi hayatlarını yaşadı. Her neşemiz ve ıstırabımız, binlerce din, ideoloji ve ekonomik doktrin, her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve her korkak, uygarlığı kuran ve yıkan herkes, her kral ve her köylü, aşka düşmüş her genç çift, her anne ve her baba, umut dolu her çocuk, her mucit ve her kaşif, her bir ahlak hocası, her bir yolsuz politikacı, her süperstar, her büyük lider, her aziz ve her günahkâr, türümüzün tarihindeki herkes… burada yaşadı. Güneş ışınlarına asılı duran bir toz zerreciğinin üzerinde…

Dünya, engin bir sahnenin çok küçük bir parçası.

Bütün o imparatorlar, generaller ve diktatörler tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün. Onlar ki zafer anlarında, ufacık bir noktanın çok küçük bir kısmının ‘anlık’ hakimleri olabildiler. Yaşattıkları sonsuz zulmü düşünün…

Bu noktacığın bir köşesini mesken tutmuş sakinlerin, başka bir köşesinde, başka sakinlere yaptıkları zulmü düşünün. Ne çok yanlış anlaşılma yaşadılar. Birbirlerini öldürmeye ne kadar meraklıydılar. Nefretleri ne kadar büyüktü…

Tavrımız, kendimizi önemli sanışımız, evrende ayrıcalıklı olduğumuz yanılgısı, bu soluk mavi noktada sınava tabi tutuluyor.

Gezegenimiz, onu çevreleyen geniş kozmik karanlıkta yapayalnız bir nokta.

Bu enginlikte, bu önemsizliğimizde, bizi kendimizden kurtaracak yardımın, başka bir yerden gelebileceğine dair bir işaret yok. Dünyamız, şimdiye kadar yaşama ev sahipliği yaptığı bilinen, tek gezegen. Türümüzün göç edebileceği başka bir yer yok. En azından yakın gelecekte. Ziyaret etmek mümkün. Yerleşmek, henüz değil…

Hoşunuza gitsin gitmesin, şu an için dünya, barınabileceğimiz tek yer.

Astronominin, tevazu öğrettiğini ve karekteri şekillendirdiğini söylerler. İnsanın ahmakça kibrini, bu uzak görüntüden daha iyi temsil eden bir şey olacağını sanmam. Bence bu, sorumluluğumuzun altını çiziyor. Birbirimize karşı daha nazik olmalı ve bu soluk mavi noktayı koruyup el üstünde tutmalıyız.

Bildiğimiz tek yuva, o…"


Sagan, ortaya çıkan fotoğrafın, paylaştığımız gezegenin ne kadar küçük ve kırılgan olduğunu göstererek savaşlar, çatışma ve insanlık sorunlarını kozmik perspektife getireceğine inandı.

Sagan'ın yanındaki Voyager görüntüleme ekibi üzerinde çalışan Jet Propulsion Laboratuarındaki gezegensel bir bilim adamı olan Candy Hansen "Güneş ışığının ışını altında parladığını gördüğüm gibi, dünyanın ne kadar özel olduğuna da dikkat çektim. Ayrıca, küçük gezegenimizin ne kadar savunmasız olduğunu düşünmemi sağladı."

Okumayı bilen,anlamayı bilen, düşünmeyi ve sorgulamayı bilen herkesin defalarca, belirli zaman periyotları içerisinde okuması gereken bir yazı. Her okuduğumda derinden etkileniyorum.

Aynı zamanda "Carl Sagan- Soluk Mavi Nokta" kitabını okumanızı ve "COSMOS : A Space Time Odyssey" belgeselini izlemenizi tavsiye ediyorum.

Bilimle kalın :)

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Disqus Yorumları